
|
|
Avatar - Pandora'ya Yolculuk
18.12.2009
Beklenti yüksek, heyecan dorukta, başımızda 3D gözlüklerle oturuyoruz koltuklara. Herkesin merak ettiği; Avatar gerçekten de sinemada çığır açacak mı, ya da tam tersi, büyük bir fiyasko mu olacak? Yoksa herşey bir reklam stratejisi mi? İşte bu düşünceler içerisindeyken film başlıyor ve yavaş yavaş seyircisini de içine çekmeye başlıyor.
Filmin konusundan bahsetmeden önce Avatar’ın anlamını açalım. Hindu inanışında Avatar, tanrısal bir varlığın, dünyadaki kötülüğü gidermek üzere insan ya da hayvan bedenine bürünmesine denirken, günümüzde sanal ortamda, profillerimizde, kullandığımız resimlere de Avatar diyoruz. Film 2100’lü yıllarda Pandora adlı bir gezegende geçiyor. “Kendi dünyamızı mahveden insanoğlu, Pandora’da keşfettikleri yeraltı/yerüstü zenginlikleri için yerel Na’vi halkının bölgeyi boşaltmasını ister. Yerel halkı ikna edebilmek için, Jake Sully isimli yarı felçli askerin Avatar’ını gönderirler. Ama olaya Na’vilerin gözünden bakmaya başlayan Jake kendini birden savaşın içinde bulur.” Günümüzde de bu tarz şeyler yaşanmıyor mu sanki? Bakınız Irak Savaşı..
Olayın siyasi boyutları ve James Cameron’un verdiği mesajları seyircinin takdirine bırakarak şunu belirtmek istiyorum: Bu filmi herkes izlemeli. O kadar gerçek görünüyorki herşey, Pandora’nın uzayda bir yerde olduğuna resmen inanıyorsunuz. İnanmakla kalmayıp zaten 3D sayesinde o atmosfere sizde dalıyorsunuz. Sinema biletiniz sanki bir yolcu bileti gibi.. Pandora’ya gidiş-dönüş.
Avatar’ı görsel açıdan, tek kelime ile nasıl tarif edersiniz deseler cevabım “mükemmel” olurdu herhalde. James Cameron’un yarattığı o gezegen ve o renkler.. kesinlikle tarif edilemez bir atmosfer. Konu olarak benzerlerini görmüştük diyebilirsiniz ama görsellik açısından şimdiye kadar yapılmamış bir çalışmaya imza atıyor yönetmen.
Senaryoda zayıf kısımlar da mevcut. Hatta bazı yerler klişelerden geçilmiyor ama kesinlikle göze batmıyor. 10 üzerinden çok rahat 9 alabilecek bir film Avatar. Bu seneki en iyi film & yönetmen dahil 4 dalda Altın Küre adayları arasında da olan Avatar, Oscarlarda da adından söz ettirecek gibi duruyor.
Vizyona bu hafta giren 5 filmden 4’ü yerli yapım. Avatar varken diğerlerine gidilir mi bilemem ama içlerinde ilgi çekebilecek iki film var: Vavien ve Acı Aşk. Usta oyuncular Engin Günaydın ve Binnur Kaya’yı Avrupa Yakası’ndan sonra tekrar bir arada izleme fırsatını Vavien’de bulabilirsiniz. Bol aldatmalı tuhaf bir hikayesi olan Acı Aşk ise popüler isimleri toplamış, Barcelona Barcelona olmaya çalışan, ama uzaktan yakından alakası olmayan bir film. Bence bu hafta siz kendinize 3 boyutlu bir ziyafet çekin, 3 saatliğine Pandora’ya gidin..
İyi seyirler...
Ali Erman AKYÜZ BRUEGGEN
alierman.akyuz@sinemabursa.com
|
|
| Adı Aşk Bu Eziyetin |
 |


|