
|
|
Farklı Bir Robin
17.05.2010
Cannes Film Festivali’nin bu yılki açılış filmi olan Robin Hood, tüm dünya ile aynı anda ülkemizde de vizyona girdi. Usta yönetmen Ridley Scott’ın Russell Crowe’ı bir kez daha başrole aldığı film, bu senenin en iddialı yapımlarından.
Ridley Scott şüphesiz en başarılı yönetmenler arasında gösterilir. İnişli çıkışlı kariyerinde kimi zaman bekleneni verememiş, yeri geldiğinde de hakettiği oscarı evine götürmüş biridir. Russell Crowe ise en önemli çıkışını Gladyatör ile yapmış, daha sonra orta düzey roller ile kariyerine devam etmiş bir oyuncudur. İşte bu yönetmen ve oyuncu üç yıl önceki A Good Year faciasından sonra bir kez daha tarihi bir yapım için bir araya geliyor.
Salona girerken Robin Hood’un “zenginden alıp fakirlere dağıttığı” bir hikaye izleyeceğinizi düşünüyorsanız tamamen yanılıyorsunuz. Filmin konusu, Robin Hood’un “kanun kaçağı” ilan edilmeden önceki dönemi anlatıyor. Yani daha önceki Robin Hood filmlerinde pek değinilmemiş bir konu. Hafif komedi de içeren senaryo, etkileyici savaş sahneleri ile süslenmiş ki çok fazla örneği olmayan bir durum. Peki filmin başka artısı ne? Oscar ödüllü Cate Blanchet. Oyunculuğunu her zaman beğendiğim yıldızın Russel Crowe ile uyumu da mükemmel.
Görsellik açısından Robin Hood, tipik bir savaş filminde görebileceğiniz sahneler içeriyor. Özellikle sahildeki çıkarma Truva ya da Er Ryan’ı Kurtarmak’ın unutulmaz sahnelerini akıllara getiriyor. Ama Ridley Scott farkını bu sahnelerde görüyoruz. Cennetin Krallığı’nda da olduğu gibi bu filmde de Fransızları düşman tarafına koyan yönetmen, bir yandan ustalığını konuştururken, diğer yandan Haçlı Seferleri’nden dolayı müslümanlardan özür dilemeyi de ihmal etmiyor.
Sonuç olarak; oscar ödüllü yönetmene yine oscar ödüllü oyuncular eşlik ediyor ve doğrularıyla/yanlışlarıyla bir tarih iki küsür saat boyunca, başarılı bir şekilde perdede oynuyor. Etkileyici savaş sahneleri ile türün fanatiklerinin beğenisini kazanacak bir yapım Robin Hood. Kesinlikle sıkmıyor hatta eğlendiriyor. Sırf bu yüzden bile kaçırmamanızı tavsiye ederim. (8/10)
Shrek’in dördüncü ve son filmi 3 boyutlu olarak bu ay sonunda vizyona giriyor. Ondan önce 3 boyutlu projektörleri boş bırakmamak adına Japonya yapımı Labirent 3D gösterimine başladı. Filmin yönetmenini Garez’den hatırlıyoruz. Uzak Doğu tarzı korku filmlerinin içeriği aynı tutulup, sadece 3 boyut özelliği katılmış bir yapım olan Labirent, Hollywood yapımlarından sıkılanlar ve “3 boyutlu bir ürperti” yaşamak isteyenler için güzel bir alternatif. (5.5/10)
Önümüzdeki cuma vizyona girecekler yapımlara şöyle bir göz atacak olursak; Disney’in Jerry Bruckheimer yapımcılığında beyazperdeye taşıdığı Pers Prensi, bir çok salonu kapatacak görünüyor. Ünlü bilgisayar oyununun bu sinema versiyonu, fragmanına bakılırsa sıkı bir aksiyon –macera . Elm Sokağında Kabus’un efsane Freddy’si de geri dönüyor. Bu yeniden çevrim ile başa dönen seri, beklenenden daha olumlu eleştiriler almış. Hatta şimdiden 3 boyutlu bir devam filminin çekilmesi söz konusu..
İyi seyirler...
Ali Erman AKYÜZ BRUEGGEN
alierman.akyuz@sinemabursa.com
http://twitter.com/aLi_eRMaN
|
|
| Adı Aşk Bu Eziyetin |
 |


|